dün gece rüya falan yoktu gördüğüm. ne korktuğum ne mutlu olduğum hiç birşey. sadece dinlenmekti amacım uyurken. öyle de oldu. ama o uyku da yanımda olan bir dünya güzeli vardı. kızım, vazgeçilmezimm, en sevdiğim, öpmeye koklamaya doyamadığım, Şekerim.
buraya ne yazarsam yazayım ona beslediğim duygularımı anlatamam. kendim doğursam bu kadar severim heralde.
1.5 aylıktı bana geldiğinde. gerçi o bana gelmedi ben ona gittim. bundan 6 yıl önce.
çocukluğumda çok istedim bir köpeğim olsun ama olmadı. annem hep ben emekli olayım o zaman dedi durdu. bende annem emekli olur olmaz gittim barınağa ve kendime bir çocuk edindim.
aslında Şeker'in erkek kardeşini almıştım o zaman. kafeslerine yaklaştığımda ilk o gelmişti yanıma ama inanmazsınız birbirlerinin aynısıydılar. sadece o erkekti Şeker dişi. ben Topik'i aldığımda bir veterinerde Şekerle diğer erkek kardeşi almış. sonra benim Topik hastalandı. iç parazit sorunu vardı ve parazitler tüm vucudunu sarmıştı. tesadüfen ben Şekeri alan veterinere götürdüm Topik'i. kurtaramadık.. parazit çıkarmaya çalışırken kucağımda öldü. yazarken bile ellerim titriyor o güne dönüyorum. ben klinikte fenalaşıp çok üzülünce veterinerimiz Şeker'i bana hediye etti. boynumda uyurdu eşek sıpası.
ailecek çok kötü zamanlar geçiriyorduk. dedem vefat etmişti. benim depresyon halim okula yansımıştı vs vs. ama Şeker bizi kendine öyle bağladı ki artık evimizden bir birey oldu. hala da öyle tabi. ben üniversiteye başlayınca evdekilerle kavga ettik ben 'bende kalacak' diye tutturdum annemler 'yok bizle kalacak' falan diye. ilk sene onlarlaydı ben 15 günde bir gelip gittim yanına. ama son 2 senedir benimle ve bundan sonra da hiç ayrılmaya niyetim yok (:
şarkımız da daydreamer olsun.
doğa, kendine güveneni asla aldatmaz!
14 Ağustos 2011 Pazar
o benim dünyam!
23 Haziran 2011 Perşembe
özlemek.
ya ben aslında yatıcaktım şu şarkıyı da dinleyeyim öyle yatayım dedim. derken bişiler yazayım dedim ve geldim. hiç planlamadım ne yazacağımı ki ne yazacağımıda bilmiyorum. neyse daha fazla saçmalamadan bişiler karalayıp gideyim bari. özlemlerimden bahsedeyim yine.
çok özledim dedemi. üzerinden yıllar geçsede alışamıyorum onsuzluğa. unutamıyorum onunla yaşadıklarımızı. yaşadıklarımızı unutamazken sesini unutmaya başlamam ne garip dimi? ve bi o kadar acı. bunu fark ettiğim günden beri kendime kızıyorum. sanki ona ihanet etmişim gibi geliyor. ama unutamadığım da o kadar çok şey var ki onunla ilgili. 10 temmuz! ölüm yıldönümü. o gün gelsin istemiyorum. sil baştan yaşıyorum 6 yıl öncesini. onun cansız bedenini kucağımda tutuşumu, soğukluğunu, kapıdan tabutunun çıkışını, götürülüşünü, gömülüşünü bunları hatırlamak istemiyorum. hatta bunların olduğuna inanmak istemiyorum hala. ölümünden tek bir an var içimi rahatlatan; yüzündeki o huzurlu gülümseme. sanki ''ben kurtuldum.size kolay gelsin.'' der gibiydi. evet gerçekten o kurtulmuştu. acıları, ağrıları dinmişti artık. peki ya biz? hiç kolay olmadı. acımız hala dinmedi. hatta gün geçtikçe özlemle daha da artıyor.
çok özledim babamı. ama bana yaptığı babalığı yada şuan sahip olduğum babamı değil. olmasını istediğim babamı özledim. zaten onu oldum olası özledim ve bu gidişle hep özleyeceğim.
çok özledim onu. çok iyi günlerin ardından çok zor zamanlar bekliyor bizi. korkuyorum. dayanamamaktan korkuyorum.
çok özledim dedemi. üzerinden yıllar geçsede alışamıyorum onsuzluğa. unutamıyorum onunla yaşadıklarımızı. yaşadıklarımızı unutamazken sesini unutmaya başlamam ne garip dimi? ve bi o kadar acı. bunu fark ettiğim günden beri kendime kızıyorum. sanki ona ihanet etmişim gibi geliyor. ama unutamadığım da o kadar çok şey var ki onunla ilgili. 10 temmuz! ölüm yıldönümü. o gün gelsin istemiyorum. sil baştan yaşıyorum 6 yıl öncesini. onun cansız bedenini kucağımda tutuşumu, soğukluğunu, kapıdan tabutunun çıkışını, götürülüşünü, gömülüşünü bunları hatırlamak istemiyorum. hatta bunların olduğuna inanmak istemiyorum hala. ölümünden tek bir an var içimi rahatlatan; yüzündeki o huzurlu gülümseme. sanki ''ben kurtuldum.size kolay gelsin.'' der gibiydi. evet gerçekten o kurtulmuştu. acıları, ağrıları dinmişti artık. peki ya biz? hiç kolay olmadı. acımız hala dinmedi. hatta gün geçtikçe özlemle daha da artıyor.
çok özledim babamı. ama bana yaptığı babalığı yada şuan sahip olduğum babamı değil. olmasını istediğim babamı özledim. zaten onu oldum olası özledim ve bu gidişle hep özleyeceğim.
çok özledim onu. çok iyi günlerin ardından çok zor zamanlar bekliyor bizi. korkuyorum. dayanamamaktan korkuyorum.
21 Haziran 2011 Salı
söyleyecek çok şey var!
hep birşeyler yazmak geliyor içimden. her yolculuğumda eve gidince şunu yazıcam diye içimden geçiriyorum ama bi türlü oturup iki satır bişi yazamıyorum.
bi kopma noktası oldu galiba blogla aramda. herkesin aynı şeyleri yazdığını okudukça daha da kopuyorum.
ben yine de yazıcam ama kararlıyım. gerçekten. söyleyecek çok sözüm var aslında.
bi gece sabaha kadar anlatıcam içimdekileri.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


